01Eyl

Göğüs Ağrısı Ne Zaman Kalp Kaynaklıdır?

Göğüs ağrısı, hastaların kardiyoloji uzmanına başvurmasına en sık neden olan şikâyetlerden biridir. Ancak her göğüs ağrısı kalp hastalığı veya kalp krizi anlamına gelmez. Kas ve iskelet sistemi hastalıkları, mide ve yemek borusu sorunları, akciğer hastalıkları ve hatta stres de göğüs ağrısına neden olabilir.
Bununla birlikte, kalp damarlarında daralma veya tıkanıklığa bağlı gelişen göğüs ağrısının erken fark edilmesi önemlidir. Özellikle belirli özellikleri taşıyan ağrılarda kardiyolojik değerlendirme geciktirilmemelidir.

Kalp Kaynaklı Göğüs Ağrısı Nasıl Olur?

Kalp damarlarının kalp kasının ihtiyacı olan kan ve oksijeni yeterince sağlayamaması sonucu ortaya çıkan ağrıya anjina adı verilir.
Kalp kaynaklı tipik göğüs ağrısı çoğunlukla:

• Göğsün ortasında baskı, sıkışma veya ağırlık şeklinde hissedilir.
• Yürümek, merdiven çıkmak veya yokuş çıkmak gibi eforlarla ortaya çıkar.
• Dinlenmekle birkaç dakika içerisinde azalabilir.
• Sol kola, her iki kola, omuza, sırta, boyuna veya çeneye yayılabilir.
• Nefes darlığı, terleme veya bulantı eşlik edebilir.

Hastalar bazen bu şikâyeti ağrıdan çok “göğsümün üzerine bir ağırlık oturuyor” veya “göğsüm sıkışıyor” şeklinde tarif eder.

Her Göğüs Ağrısı Kalp Hastalığı mıdır?

Hayır. Göğüs ağrılarının önemli bir bölümü kalp dışı nedenlerden kaynaklanır.
Kas ve kaburgalardan kaynaklanan ağrılar genellikle hareketle veya göğüs duvarına bastırmakla değişebilir. Reflü ve diğer mide-yemek borusu hastalıklarında yanma, ekşime ve yemeklerle ilişki ön planda olabilir.
Ancak yalnızca ağrının özelliklerine bakarak kalp hastalığını kesin olarak dışlamak her zaman mümkün değildir.
Özellikle diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı veya ailede erken yaşta kalp damar hastalığı öyküsü bulunan kişilerde göğüs ağrısı daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Hangi Göğüs Ağrısı Kalp Krizini Düşündürür?

Kalp krizi sırasında göğüste genellikle şiddetli bir baskı veya sıkışma hissi ortaya çıkar. Şikâyet istirahatte başlayabilir ve birkaç dakikadan uzun sürebilir.
Özellikle;
• Yeni başlayan şiddetli göğüs ağrısı,
• Dinlenmekle geçmeyen göğüste baskı veya sıkışma,
• Soğuk terleme,
• Nefes darlığı,
• Bulantı veya kusma,
• Bayılma veya ciddi halsizlik
gibi belirtilerin bulunması acil değerlendirme gerektirir.
Bu durumda rutin poliklinik randevusu beklemek yerine acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır.

Kadınlarda ve Diyabet Hastalarında Belirtiler Farklı Olabilir mi?

Evet. Kalp damar hastalıkları her hastada klasik göğüs ağrısıyla ortaya çıkmayabilir.
Özellikle kadınlarda, ileri yaştaki kişilerde ve diyabet hastalarında nefes darlığı, olağan dışı yorgunluk, sırt veya çene ağrısı, bulantı ve halsizlik gibi daha az tipik belirtiler görülebilir.
Bu nedenle kişinin kardiyovasküler risk faktörleri de şikâyetin değerlendirilmesinde önemlidir.

Göğüs Ağrısı Olan Hastada Hangi Tetkikler Yapılır?

Her hastaya aynı tetkiklerin yapılması gerekmez.
Öncelikle hastanın şikâyetinin özellikleri, yaşı ve kardiyovasküler risk faktörleri değerlendirilir. Fizik muayene ve elektrokardiyografi (EKG) sonrasında gerekli görülürse ekokardiyografi, kan tetkikleri, efor testi veya farklı görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.
Bazı hastalarda koroner arterleri değerlendirmek amacıyla koroner BT anjiyografi (sanal anjiyo) veya koroner anjiyografi gerekebilir.
Hangi yöntemin uygun olduğuna hastanın klinik özelliklerine göre karar verilmelidir.

EKG Normal Çıkarsa Kalp Damarlarında Darlık Olmadığı Söylenebilir mi?

Hayır.
İstirahat sırasında çekilen EKG’nin normal olması önemli bir bulgudur ancak tek başına koroner arter hastalığını tamamen dışlamaz. Kalp damarlarında darlık bulunan bazı hastalarda istirahat EKG’si normal olabilir.
Bu nedenle göğüs ağrısı değerlendirilirken yalnızca EKG sonucuna değil, hastanın şikâyetlerine ve kardiyovasküler risk profiline birlikte bakılması gerekir.

Anjiyo Normal Olduğu Halde Göğüs Ağrısı Olabilir mi?

Evet.
Koroner anjiyografide kalbin büyük damarlarında önemli bir darlık görülmemesine rağmen bazı hastalarda göğüs ağrısı devam edebilir.
Bu durumlarda kalbin küçük damarlarını etkileyen mikrovasküler anjina veya koroner damarların geçici olarak daralmasına neden olan koroner vazospazm gibi durumlar düşünülebilir.
Dolayısıyla “anjiyom normal çıktı” ifadesi her zaman göğüs ağrısının kalple hiçbir ilişkisi olmadığı anlamına gelmez.

Ne Zaman Kardiyoloji Uzmanına Başvurulmalı?

Tekrarlayan, özellikle efor sırasında ortaya çıkan veya giderek sıklaşan göğüs ağrıları kardiyolojik açıdan değerlendirilmelidir.
Hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, obezite veya ailede erken yaşta kalp hastalığı bulunması durumunda değerlendirme daha da önem kazanır.
Sonuç
Göğüs ağrısının birçok farklı nedeni olabilir ve her göğüs ağrısı kalp hastalığı anlamına gelmez. Ancak özellikle eforla ortaya çıkan, baskı veya sıkışma şeklindeki ve kola, sırta veya çeneye yayılan ağrılarda kalp damar hastalıklarının araştırılması gerekir.
Göğüs ağrısının nedenini belirlemenin en doğru yolu; şikâyetin özelliklerini, kişinin risk faktörlerini ve gerekli kardiyolojik tetkikleri birlikte değerlendirmektir.

Doç. Dr. Emin Alioğlu
Kardiyoloji Uzmanı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Randevu İçin
WhatsApp
WhatsApp WhatsApp
Randevu İçin